Büyük Vizyoner – Steve Jobs

2014’te okuduğum en etkileyici biyografi bu oldu. Steve Jobs’un hayatı.

1970’lerde aile garajında başlattığı dalga 2011’deki ölümüne dek teknoloji dünyasında ve hayatlarımızda onlarca yeniliğin kapısını araladı. İlk kişisel bilgisayar Apple I ve II, ardından Macintosh, NEXT, iPod, iPad, iPhone ve sayısız yazılım ve arayüzler.

Kişisel hayatı çok fırtınalı olmasına karşın muazzam odaklanma yeteneği ile kontrolü hep elinde tutmayı başardı. İnsanları kahramanlar ve bok kafalılar olarak ikiye ayırmıştı. Aynı gün içinde her ikisini de olma ihtimaliniz yüksekti. Sıkı bir vejeteryan olması kanser teşhisi konduğunda bile et yemesine izin vermedi.

Jobs’un hayatından ve felsefesinden kareler

Yenilikçi olmak üzerine

“Sürekli yenilikçi olmaya çalışmak gerekiyor. The Beatles da öyleydi. Sürekli evriliyorlardı; ilerliyor, sanatlarını geliştiriyorlardı. Ben de bunu yapmaya çalıştım hep – ilerlemeyi sürdürmeye. Yoksa Dylan’ın dediği gibi, doğmakla meşgul değilsen ölmekle meşgulsündür.

Yenilikçi bir şirketin tek göstergesi yeni fikirleri ilk bulan şirket olması değildir. Yenilikçi bir şirket geride kaldığında sıçrayarak ilerlemesini de bilir.”

Motivasyon üzerine

“Beni motive eden neydi? Bence yaratıcı insanların çoğu, bizden önceki insanların çalışmalarından faydalanabildikleri için minnettar olduklarını ifade etmek isterler. Ben kullandığım dili ya da matematiği icat etmedim. Tükettiğim besinlerin çok azını üretiyorum, giysilerimin hiçbirini ben yapmıyorum. Yaptığım her şey türümüzün diğer üyelerinin yaptıklarına ve üzerinde durduğumuz omuzlara bağlı. Ve çoğumuz türümüze bir şeyler sunarak karşılık vermek ve akıntıya bir şeyler katmak istiyoruz. Mesele bildiğimiz yolla yeni bir şeyler ifade etmeye çalışmak.”

Dürüstlük ve net insan olmak üzerine

“İnsanlara çok kaba davrandığımı düşünmüyorum, ama bir şey berbatsa yüzlerine söylerim. Benim işim dürüst olmak. Neden bahsettiğimi biliyorum ve genellikle haklı çıkarım. İşte böyle bir kültür yaratmaya çalıştım.”

Ürün adamı vs satış adamı üzerine

“Şirket muhteşem bir iş çıkarıyor, bir alana yenilik getiriyor ve tekel ya da ona yakın bir şey kuruyor, sonra da ürünün kalitesi önemsizleşiyor. Şirket muhteşem satış görevlilerine değer vermeye başlıyor, çünkü gelirleri ürün mühendisleri ve tasarımcılar değil, onlar arttırabilirler. Dolayısıyla sonunda şirketi satış görevlileri yönetmeye başlıyor. Şirketi satış görevlileri yönetirse ürün adamlarının çok önemi kalmaz ve çoğu şevklerini yitirirler.”

Pazar araştırmalarına asla güvenmem

“Henry Ford şöyle bir söz söylemişti sanırım: ”Müşterilere ne istediklerini sorsaydım, ‘Daha hızlı bir at,’ derlerdi!” – İnsanlar ne istediklerini, ancak onlara gösterdiğin zaman bilirler. Bu yüzden pazar araştırmalarına asla güvenmem. Bizim işimiz henüz sayfada olmayan şeyleri okumaktır.”

Kararlılık üzerine

Steve Jobs hayatı boyunca etrafındaki insanları azarlayan ve onlara kaba davranabilen şahsına münhasır biri olarak tanındı. Aslında bu onun insanların şahsiyetlerini hedef almasından değil karşısındaki insanların onun kendini adadığı motivasyon seviyesi veya frekansında olmamalarından dolayıydı. Tim Cook’a göre bu agresiflik onun tutkusunu gösterme şekliydi.

iPhone, iPad ve 2000 sonrası bir çok çığır açan Apple ürünlerine baş tasarımcılık yapan yakın dostu Johny Ive aslında Steve Jobs’ın mükemmeliyetçi yaklaşımının onu bu tarzda bir insan olmaya yönelttiğini söylüyor.

Lary Page’in ev ziyareti – A ligi kadro ve odaklanmak

Jobs’un kanseri artık onu çok fazla yormaya başladığı sırada bir gün Google kurucularından Larry Page, Jobs’u Palo Alto’daki evinde ziyarete gelir. Aralarında konuşulanları Jobs şöyle naklediyor;

“Odaklanmaktan bahsettik epey. Ve insan seçmekten. Kime güveneceğini bilmekten, güvenebileceğin bir yönetici kadro kurmaktan. Şirket kadrosunun şişmesini veya B ligi oyuncularıyla dolmasını engellemek için seçici olması gerekeceğini söyledim. Odaklanmanın üstünde özellikle durdum. Google’ın büyüyünce ne olmak istediğini bul dedim. Artık haritanın her yerinde o. Hangi beş üründe odaklanmak istiyorsun? Diğerlerini boşver, çünkü sizi aşağı çekiyorlar.”

21. yüzyılın en büyük icadı

“Bence 21. yüzyılın en büyük icatları biyolojiyle teknolojinin kesiştiği alanda yapılacak. Yeni bir çağ başlıyor, tıpkı ben onun yaşındayken (oğlu Reed’i kastediyor burada) bilgisayar çağının başladığı gibi.”

Stanford mezuniyet konuşmasından – ‘Ölümü hatırla, kaybedecek bir şeyiniz yok’

“Yakında öleceğimi anımsamak, hayatta önemli seçimler yapmamda en büyük yardımcım oldu şimdiye kadar. Çünkü neredeyse her şey – bütün dış beklentiler, gurur, rezil olma ya da başarısızlık korkusu – bütün bunlar ölümün karşısında önemsizleşiyor ve geride sadece gerçekten önemli şeyler kalıyor. Öleceğinizi anımsamak, kaybedecek bir şeyiniz olduğu yanılgısına düşmekten kurtulmanın en iyi yolu. Zaten çıplaksınız. Yüreğinizi takip etmemeniz için hiçbir sebep yok.”

Yüz yüze görüşmenin önemi üzerine

“İletişim ağlarının yaygınlaştığı bu çağda, fikirlerin e-posta ve iChat yoluyla geliştirilmesi eğilimi var. Bu delilik. Yaratıcılık spontane toplantılardan, tesadüfi konuşmalardan beslenir. Biriyle karşılaşırsın, ne yaptığını sorarsın, vay be dersin, kısa süre sonra da aklına bir sürü fikir gelir.”

Uçtan uca mühendislik (kontrol)

Bill Gates ve Steve Jobs arasındaki en bariz fark oldu bu konu. Gates açık yazılımı benimsedi, ürettiği yazılımların her donanımda lisans bedeli karşılığında kullanabilmesini istedi. Jobs ise tam tersine, yazılımdan donanıma, grafik arayüzden Apple Store’lara; uçtan uca bütünsel bir yaklaşım peşinde oldu hep. Walter Isaacson Jobs’un bu tutkusunu şöyle anlatıyor;

“Ana ilkelerinden biri donanımla yazılımın sıkıca entegre olması gerektiğiydi. Bir şeyleri her yönüyle kontrol etmeyi seviyordu ve bilgisayarlarda bunu yapmanın tek yolu cihazın her şeyini üretmek ve kullanıcı deneyiminin sorumluluğunu uçtan uca üstlenmekti.”

Jobs’un tasarım felsefesi

“Sadelik sofistikeliğin doruğudur”

Steve Jobs’un felsefesinden kendime aldığım birkaç not;

– Herhangi bir fikre veya şeye karar aşamasında ne yapmak istediğini belirlemek kadar neleri yapmaman gerektiğine karar vermende aynı oranda önemlidir.

– Uçtan uca kontrol (mühendislik). Hitap edilen pazara veya ürün grubuna göre müşteri deneyiminin sorumluluğunu üstlenmek çok iddialı ve çetin bir süreç. Bu yolculuğa çıkmak için gerekenler; geniş bir vizyon, A ligi oyunculardan kurulu kadro, dış sesleri önemsemeyen kararlı tutum ve yaptığın işe kuvvetli tutku.

– Steve Jobs 80’lerde Apple henüz emekleme döneminde iken arkadaşlarına ‘Yolculuk ödüldür’ demişti. O anda çoğu bunun ne demek olduğunu anlamamıştı. Yolculuk uzun bir süreçtir ve bu serüvende acısıyla tatlısıyla onlarca yeni şey öğrenirsin. Nereye geldiğini ancak geriye dönüp baktığında anlarsın.

– Yaptığın her işte olabildiğince sade olmalısın. Minimalist yaklaşım.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s